2 Aralık 2011 Cuma

Toptan & kurumsal su satışı


Fabrikalara, bankalara, mağazalara, restoranlara, otellere, hastanelere, gıda üretim tesislerine,catering şirketlerine ve tanıtım, organizasyonlara damacana su, PET şişe su, cam şişede su, kutusu ve bardak su satışı yapmaktayız.            
                          
Aylık 50 adet ve üzeri damacana su alan müşterilerimize ücretsiz emanet su sebili vermekteyiz. Ayrıca 2 ayda bir sebil dezenfekte ve bakımlarınıda ücretsiz yapıyoruz. Sebil satışıda yapmaktayız.





Toptan & kurumsal su satışımız için lütfen bizimle iletişime geçiniz.



Telefon :
 90 (216) 632 85 72 - (216) 632 86 51
E-mail :

19 Kasım 2011 Cumartesi

Satıcılardan 'deney' kandırmacası

Su arıtma cihazı satan bazı art niyetli kişilerin, karşılaştırma yapılan sulara deney adı altında adeta ilüzyon yaparak halkı kandırdıkları belirtildi. Hamidiye Kaynak Suları A.Ş. Genel Müdürü Kenan Kılıç, su arıtma cihazları satan bazı pazarlamacıların bu yöntemle halkı kandırdığını söyledi. 

Son günlerde İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde bazı pazarlamacıların kapı kapı dolaşarak deney adı altında çeşitli hilelerle içme sularını kötüledikleri yönünde ihbarlar almaya başladıklarını ifade eden Kenan Kılıç, söz konusu pazarlamacıların arıtma işlemi sırasında çeşitli hilelere başvurduklarını ayrıntılı bir şekilde anlatarak tüketicilere uyanık olmaları çağrısı yaptı. 

Pazarlamacıların yaptığının temel olarak suyun kimyasal yapısından kaynaklanan ve dışarıdan müdahale ile gerçekleşen elektroliz olayı olduğunu ifade eden Kılıç şu açıklamaları yaptı: "Su arıtma cihazı pazarlayabilmek için zengin mineralli doğal kaynak suları elektrolizle bulanıklaştırıp, arıttıkları çeşme suyu ile mukayese ediyorlar. Özellikle evlere ve işyerlerine giden arıtma cihazı satıcıları görsel olarak tüketicileri etkilemekte, uyguladıkları "Suyun Elektrolize Edilmesi" yöntemi ile adeta bir çeşit illüzyon yapmaktadır. Suyun elektrolize edilmesi demek "elektrik akımı" verilmek suretiyle doğal kaynak suyunun içerisindeki doğal minerallerin "ayrıştırılması" demektir. Suya verilen elektrik akımı sayesinde sudaki sağlığa yararlı ve gerekli doğal mineraller tabiattaki doğal renklerine geri dönüşür ve suyun rengi bir anda değişir. Hamidiye A.Ş. olarak ülkemizin en güzel sularını en temiz ve en güvenilir yöntemlerle şişeleyerek tüketicimize sunarken halkımıza da gerekli olan su bilincini aşılamayı görev addediyoruz. Diğer yandan halkımızı kandıran bu tür kötü niyetli kişilerle de hukuksal mücadelemizi sürdürüyoruz." 
Uzman kimyagerlerin konu hakkındaki değerlendirmesi ise şöyle; "Yapılan çalışmada biri alüminyum biri demir olan iki elektrot su içerisine aynı anda batırılarak elektrotlara akım uygulanmakta, meydana gelen elektroliz olayı sırasında demir elektrottaki demir çözünmekte ve demir (III) hidroksit ortaya çıkmaktadır. Bu sırada da suda renklenme ve partiküller oluşmaktadır. Renklenme kullanılan elektrotun demir, mangan, bakır gibi değişik metallerin cinsine göre de aynı suda değişik renkte olacaktır. Bu iyon hızı suda çözünmüş madde miktarına ve uygulanan elektriğin optimum voltajına bağlıdır. Çözünmüş maddesi az olan sular elektriği daha az ilettiğinden demir elektrotun çözünmesi daha yavaş olur ve suda daha az renklenme olur. Örneğin saf su, elektriği hiç iletmediği için (söz konusu pazarlamacıların kapı kapı dolaşarak halka satmaya çalıştığı filtrelerden elde edilen su saf sudur ve hiçbir mineral içermediği için insan sağlığına her hangi bir olumlu katkısı yoktur) elektroliz olayı gerçekleşmeyecek, dolayısıyla demir katodun suda çözünmesi gerçekleşmeyecek ve suda renklenme olmayacaktır. Demir elektrodu ile oluşan renk, demir yerine bakır kullanılırsa mavi-yeşil, mangan kullanılırsa siyaha yakın olacaktır. Bu renklenmeler tamamıyla elektroliz olayı sonunda suda çözünen elektrotların (demir, bakır, mangan) oluşturduğu kimyasalların renkleridir. İçine konulan suyla bir ilgisi yoktur. Sadece suyun memba suyu ya da maden suyu olması yani içindeki doğal minerallerin az ya da çok olması renklenme veya çökmenin az ya da çok olmasına sebep olur. Hatta bu durumun ispatı için saf suya elektrotları daldırdığınızda hiçbir çökme olmazken o anda bir miktar tuz ilave ederek çökmenin görülmesiyle anlaşılır."

12 Kasım 2011 Cumartesi

Polikarbonat damacana aklandı


Yapılan bir araştırmaya göre damacanalarda bulunan Bisfenol A'nın (BPA) suya geçme riski “yok denebilecek düzeyde” çıktı.

Polikarbonat (PC) damacanalarda bulunan ve “endokrin bozucu” etkisi dolayısıyla kansere neden olabileceği belirtilen Bisfenol A'nın (BPA) suya geçme riski ile ilgili yapılan araştırma, bu riskin, insan sağlığına etkisi açısından “yok denebilecek düzeyde” olduğunu ortaya koydu.

Dünyada ilk kez Türkiye'de yapılan araştırmaya göre, polikarbonat (PC) damacanalarda bulunan BPA, damacana 35 derecede 60 gün bekletilse bile, uluslararası düzeyde belirlenen sağlık limitlerinin 200'de biri kadar suya geçiyor. Saptanan migrasyon (göç-suya geçiş) düzeyi ile bir insanın PC damacanalardan sağlığı tehdit eder düzeyde BPA alabilmesi için, günde 60 damacana, bir bebeğin de 6 damacana su içmesi gerektiği belirtildi.

Hacettepe Üniversitesi Gıda Araştırma Merkezi (HÜGAM), PC damacanalarda bulunan ve “endokrin bozucu” etkisi dolayısıyla kansere neden olabileceği belirtilen Bisfenol A'nın (BPA) içme suyuna geçme riskini araştırdı. HÜGAM Müdür Yardımcısı ve araştırma grubunun başkanı Prof. Dr. Yaşar Kemal Erdem, yaklaşık 3 ayda tamamlanan ve piyasadan alınan örneklerin de kullanıldığı araştırma sonucunda, PC damacanalardaki BPA'nın suya geçiş oranlarını test ettiklerini belirterek, bu oranların, uluslararası sağlık limitlerinin çok altında kaldığını saptadıklarını söyledi.

Aynı zamanda HÜ Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Gıda Teknolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı olan Prof. Dr. Erdem, AA muhabirine yaptığı açıklamada, damacanaların doğrudan güneş ışığına maruz kalma olasılığı dikkate alınarak 35 derecede depolanması halinde bile BPA migrasyonunu en çok 0,003 mg/kg olarak ölçtüklerini belirterek, “Bu oranın AB ve Türk mevzuatında günlük yasal sınır olan 0,6 mg/kg'ın 200'de birinden daha düşük olduğu dikkate alınırsa, bu oranlarda BPA varlığının sağlık açısından herhangi bir risk yaratmayacağı dile getirilebilir. Polikarbonat damacanalardaki BPA, insan sağlığı açısından risk oluşturmuyor” dedi.

Prof. Dr. Erdem, bu düzeyde BPA varlığı söz konusuyken, sağlık açısından bir risk oluşturabilmesi için bir yetişkinin günde 1200 litre (60 damacana), bir bebeğin günde 120 litre (6 damacana) su içmesi gerekeceğine işaret etti.

Dünyada yılda 2,5 milyon ton BPA kullanılıyor
Prof. Dr Erdem'in verdiği bilgiye göre, dünya genelinde 2,5 milyon ton BPA kullanımı var. Epoksi reçineler, konserve kutu lakları, PVC borular, PC ambalajlar, havacılık, otomotiv, yapı malzemeleri gibi çok yaygın bir alanda kullanılan BPA'nın zayıf östrojenik özelliğe sahip olduğu biliniyor ve bu nedenle endokrin bozucu olarak nitelendiriliyor. Bazı otoriteler, BPA'nın düşük dozlarının da sağlık açısından ters etki yaratabileceği görüşünü savunuyor.

AB mevzuatında ve Türk Gıda Kodeksi'nde, BPA bileşiğine ilişkin spesifik migrasyon (geçiş) limiti 0,6 mg/kg ile sınırlandırılmış. Yani polikarbonat (PC) ambalajlarda satışa sunulan veya ambalaj materyali içerisinde BPA bulunan, insan beslenmesine yönelik herhangi bir gıda maddesinde BPA migrasyonu söz konusu ise BPA derişiminin, o gıdanın kilogramında 0,6 miligramı geçmemesi gerekiyor. Vücuda alınabilecek miktarının da vücut ağırlığı başına 0,05 mg/kg'ı geçmemesi gerektiği için, 70 kg ağırlığındaki bir yetişkinin günde en fazla 3,5 mg BPA alması, sağlık açısından riskli görülmüyor.

Türkiye'de son yıllarda yiyecek ve içecek ambalajlarının büyük çoğunluğunda PET ve PC kullanılması nedeniyle, BPA migrasyonu, “kanser riski”ne dikkat çekilerek sık sık kamuoyunun gündemine getiriliyor. Özellikle 19 litrelik PC damacana ambalajlarda tüketime sunulan doğal kaynak suları ve mineralli sularda BPA varlığının saptanması, halk sağlığı, tüketici bilgilendirilmesi ve üretici sorumluluğu açısından zorunlu hale geldi.

HÜGAM Müdür Yardımcısı ve araştırma grubu başkanı Prof. Dr. Yaşar Kemal Erdem, söz konusu ihtiyaçtan yola çıkarak, bu yıl Haziran ayında “19 litrelik PC damacana ambalajlarda tüketime sunulan doğal kaynak suları ve mineralli sularda BPA varlığının saptanması” amacıyla bir araştırma başlattıklarını ve araştırmanın Eylül ayı itibariyle sonuçlandırıldığını söyledi.

Prof. Dr. Yaşar Kemal Erdem, Prof. Dr. Vural Gökmen ve gıda mühendisi Furkan Acar tarafından yürütülen araştırma çalışmaları hakkında şu bilgiyi verdi:

“Araştırma kapsamında alınan su örnekleri, 4 derece, 20 derece (oda sıcaklığı) ve 35 derecelerde 60 gün boyunca depolanarak bu sürelerde BPA migrasyonu (geçişi-göçü) test edildi. Ayrıca, Ankara ve İstanbul'da PC damacanalarda satışa sunulan markalardan örnekleme olarak piyasadan rastgele alınan 42 farklı marka üzerinde özellikle BPA taraması yapıldı. Bu örneklerin toplanması konusunda Ambalajlı Su Üreticileri Derneği (SUDER) de destek oldu.”

Araştırma yaparken, PC damacanalarının yarıya yakınının bu yıl imal edildiğini, toplamda ise en az yüzde 80'inin 2008-2010 yılı ürünü olduğunu belirlediklerini kaydeden Prof. Dr. Yaşar Erdem, sektörde 3 yıldan daha eski damacana kullanma oranının çok düşük olduğunun söylenebileceğini ifade etti. Prof. Dr. Erdem, “damacana eskidikçe BPA migrasyonunda bir artış olmadığını” da belirlediklerini vurguladı.

Piyasadan toplanan örnekler üzerinde yapılan incelemede, örneklerin dolum tarihlerinin de 10 günü geçmediğinin saptandığına işaret eden Prof. Dr. Erdem, araştırma sonuçları hakkında şunları söyledi:

“PC damacana ambalajlarda satışa sunulan doğal kaynak suyu örneklerinde 4 derecede 60 günlük depolama süresince BPA migrasyonu gözlenmedi. Oda sıcaklığında, 20 derecede 60 gün bekletilen damacanalardaki BPA migrasyonu ise 0.6 mg/kg'lık yasal sınırın 450'de birinden daha az, 0,001 mg/kg olarak saptandı. Damacanaların doğrudan güneş ışığına maruz kalma olasılığı dikkate alınarak 35 derecede depolanması halinde ise BPA migrasyonu en çok 0,003 mg/kg oldu. Bu oranın AB ve Türk mevzuatında günlük yasal sınır olan 0,6 mg/kg'ın 200'de birinden daha düşük olduğu dikkate alınırsa, bu oranlarda BPA varlığının sağlık açısından herhangi bir risk yaratmayacağı dile getirilebilir.”

Bu kadar düşük oranlarda BPA varlığının risk oluşturabilmesi için PC damacanalardaki doğal kaynak ve mineralli suların 35 derecede yaklaşık 32 yıl depolanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Yaşar Kemal Erdem, “Bu düzeyde BPA varlığı söz konusuyken, sağlık açısından bir risk oluşturabilmesi için bir yetişkinin günde 1200 litre (60 damacana), bir bebeğin günde 120 litre (6 damacana) su içmesi gerekecektir” dedi.

BPA'nın konserve kutularının iç laklarında da kullanıldığını hatırlatan Prof. Dr. Yaşar Kemal Erdem, bundan sonra HÜGAM'da, metal kaplarda satışa sunulan gıda maddeleri (konserveler, gazlı/gazsız içecekler vb.) konusunda ve tüketici sağlığı açısından riskleri tartışılan PET ambalajlarda satışa sunulan özellikle yemeklik yağlar, içecekler, süt vb. gıdalarda kanserojen madde migrasyonu konusunda araştırma planladıklarını açıkladı.

Sonuçlar uluslararası konferansta sunulacak
Araştırma sonuçlarının Aralık ayı başında Ankara'da yapılacak “Uluslararası Güvenilir Gıda Zirvesi”nde tebliğ olarak sunulacağını, konu ile ilgili uluslararası dergilerde yayımlanmasını sağlamak üzere de makaleler hazırlandığını belirten Prof. Dr. Yaşar Kemal Erdem, konunun bilimsel camiada tartışılmasının büyük önem taşıdığına işaret ederken, şunları söyledi:
“HÜGAM'daki altyapımızla, bu konularda analiz yapan Avrupadaki ve Türkiye'deki laboratuvarlardan yaklaşık bin kat daha duyarlı biçimde biz BPA'yı saptayabiliyoruz. Bizim açımızdan analiz yöntemimizin ve analiz duyarlılığımızın tartışılabilir bir yanı yok. Ama yine de camiada bunun tartışılması için makalelerimizi hazırladık. Analiz hassasiyeti konusunda Avrupa'daki laboratuvarlar ve örgütlerle de bağlantı kurduk. Onlar 0.01 mg/kg'ı saptayabilirken, biz 0.01 mikrogram/kg düzeyinde analiz yapabiliyoruz.”

Zayıf östrojenik özelliği nedeniyle “endekrin bozucu” etkisinden bahsedilen BPA hakkında en son bu yıl yapılan araştırmalarda, kobaylara var olan limitlerin 5 katı düzeyde oral olarak BPA verildiğini, vücut ağırlığı olarak günde 200 mikrogram/kg BPA almanın, farelerde özstrojenik yapısında, mental yapısında bozulmaya ve fiziksel durumunda bir değişikliğe neden olmadığının belirlendiğini anlatan Prof. Dr. Erdem, Almanya'da Federal Risk Değerlendirme Enstitüsü'nün bu sonuçların EFSA'da kullanılabileceği görüşünün dile getirildiğini söyledi.

Prof. Dr. Erdem, “Dolayısıyla bu araştırmaların sonuçlarına göre, EFSA'nın konuyu yeniden değerlendirerek, günde alınabilecek BPA limitlerini bu yıl veya gelecek yıl değiştirebileceği kanaatindeyiz” dedi. BPA ile ilgili tartışmaların odağında biberonlar bulunduğuna işaret eden Prof. Dr. Erdem, bununla ilgili araştırmaların kendi çalışma konularının dışında olduğunu kaydetti. Bisfenol A, iki fenol ve polikarbonat moleküllerinin birleşmesiyle elde edilen bir tür organik bileşik ve özellikle plastik, naylon, polyester ve PVC gibi maddelerin üretilmesinde etkin rol oynuyor.

9 Kasım 2011 Çarşamba

Kutu su (water in a box)




Kutu su (Water in a box)  nedir?

Kutu su ,  yüksek kaliteli suyu çevre dostu  ambalajda uzun süre saklamak için üretilmiş pratik bir üründür
PET şişelere oranla daha az plastik  içerir dolayısıyla çevreci ve %100 geri dönüşümlü bir üründür. PET şişelere oranla %80 daha az plastik içerir. PET şişe ve eşdeğer su hacmine sahip ambalajlarla kıyaslandığında en çevreci üründür. Kutu su'yun bir diğer özelliği pratik olması ve buz dolabında saklama imkanı olmasıdır.




Ürünümüzün özellikleri
  • Kendinden musluklu 
  • Pratik kullanım
  • %100 doğal tek kullanımlık kutu su
  • Hava ile teması engelleyen aseptik torbalı
  • Ergonomik tasarım ve buz dolabında saklama imkanı
  • 12lt ve 20 lt ürün seçeneğimizle
  • İster evde ister piknikte rahatlıkla kullanabilirsiniz.
  • Ürünümüz buz dolabına da girmektedir.
  • Ayrıca kutu su için soğutucu cihazımızda bulunmaktadır.
  • Toptan ve adrese teslim yapılır.






3 Kasım 2011 Perşembe

Ücretsiz sebil

Aylık 50 adet ve üzeri damacana su alan müşterilerimize ücretsiz emanet su sebili vermekteyiz. Ayrıca 2 ayda bir sebil dezenfekte ve bakım hizmetimiz ücretsizdir. Sebil satışıda yapmaktayız.







7 Ağustos 2011 Pazar






free counters
Free counters

16 Temmuz 2011 Cumartesi


Perakende satış

Ümraniye bölgesinde ev ve iş yerlerine damacana, PET, kutusu ve cam şişede perakende su satışımız vardır.
Sipariş için lütfen iletişime geçiniz:



Telefon :
 90 (216) 632 85 72 - (216) 632 86 51
E-mail :





Kutu su (water box)

Tankerle açık su

Fabrikalara, şantiyelere, gıda üretim tesislerine tankerle açık su hizmeti vermekteyiz. Bilgi için lütfen iletişime geçiniz.






hamidiye, su, hamidiye su, ümraniye, istanbul, kadıköy, karabekir, kazım, kazım karabekir, inkılap, topağacı, saray, dumlupınar, elmalıkent, hekimbaşı, yamanevler, türkiye, turkey, sebil, musluk, kutusu, kutu, su, water, box, şişe, cam, cam şişe, şişede, bottle, kaynak, doğal, natural, ibb, damacana, polikarbonat, pet, sebil temizliği, hijyen, dezenfekte, ücretsiz, bardak, glass, kurumsal, toptan, perakende, hizmet, servis, maltepe, küçükyalı, arıtma, arıtma cihazı, cihazları,ürün, fiyat, fiyatları, suyu, sultan, abdülhamit, abdulhamit, abdulhamid, abdülhamid, hamid, kadir, topbaş, sümtaş, serra, pırıltı, parıltı, anadolu, ihracat, ankara, küçükyalı, damacana, takas, takası, takascı,  dabanaca, erikli, sultan, pınar, hayat, danone, sırmakeş, sırma, aytaç, kovanpınar, çobanpınar, gümüşpınar, bulak, kayla, pompa, huni, tutacak, sap, tanıtım, eleman, elemanı, taşdelen, vakıf, niksar, saka, taşpınar, kervansaray, kayışdağı, özkayışdağı, kemerburgaz, şile, gebze, sapanca, suları, sular, kırkpınar, cansu, özlem, nestle, kuvars, kristal, sude, lezzet, waterbox, zambak, lido, baytaş, akpınar, çivril, kardelen, abant, işlenmiş, kalabak, tortu, çeşme, musluk, terkos, aysu, inci, cem, beysu, ceysu, süral, selen, kavşak, fabrika, fabrikaları, dolum, dolumu, göl, deniz, nehir, ırmak, kalite, ph, değer, değerleri, analiz, mineral, wasser, türkei, pansu, izsu, çivril, korusu, çenesuyu, bursa, munzur, evian, karlık, damla, ayvaz, şebeke, h2o, kökez, pure life, bahçepınar, bahçesaray, ayder, aquafina, karacakaya, kestane, fatsu, tokat, turkuaz, yıldız, javsu, akar, akçat, altınpınar, anfora, allıpınar, aroma, asya, ayazma, içecek, ayba, susamaki aydos, çamoluk, akyudum, bağcı, berrak, baykal, beykoz, çubuklu, bozdağ, nil, madran, bozdoğan, büksu, buzdağı, çataltepe,  kumsu, çınar, çine, topçam, dağdelen, şaşal, dinç, efem, nida, egesu, esin, fındık, frida, gümüş, güneş, gürpınar, haznedar, mavi, kabalak, kartun, karlık, kar, murat, nisa, ovacık, özsu, paşapınar, pirsu,revan, sağlık, sardes, şeker, selen, serap, şırlan, tekir, total, tuna, türkmen, üççamlar, ulupınar, yuvacık,zeybek, taşeren, maden, ak, binbaşı,suder, arıtma, logo, camii, cami, camisi, kruvazör, kruvazörü, alayı, alayları, vakfı, vakıf, vakıfı, vakıfları, vakıflar, otel, oteli, oteller, oteller, hotel, hotels, yurdu, öğrenci, pilli, balık, balıklı, kutsal, sarnıç, baraj, libya, israil, israel, köyü, köy, köyler, köyleri, gıda, markası, marka, logosu, pınarı, kaynağı, kapak, kapağı, örtüsü, örtü, kılıf, kılıfı, telefon, hattı, göz, gözü,  halk, ekmek, halk ekmek, manuel, manual, şarjlı, kapıya, teslim, iski, melen, iett, yağmur, osmanlı, motor, motorcu, kurye, eve, teslim, servis, hizmet, hizmeti, teslimi, adres, adrese, reine, bayimiz, olun, abone, abonelik, üye, üyelik, lt, galon, ton, kilo, kilogram, kg, firmaları, firma, firmalar, şirketler, şirketleri, pazar, pazarı, sektör, sektörü, şaka, şakası, komik, şebeke, kar, delivey, dispenser, shipping, carrying, transport, transfer, car, truck, texas, china, cooler, price, fountains, repair, dorapark antrium carrefour carrefoursa avm vatan reina taşkesti erpınar hisar amphora darıca suya elcik kayalar billurkent billur özakın şaşmaz bisan üsküdarlılar ayyıldız ayyıldızlar parkevleri rüyaevleri mayem suryapı suryapi exen inci brode nezih açık su dökme kum çamur diyaliz şantiye şantiyelere atölye atelye atelyelere fabrikalara

Depo Dezenfekte Hattı



Yılladır temizlenmemiş su depolarınızın ilk günkü gibi tertemiz olmasını istiyorsanız konusunda uzman dezenfekte ekiplerimizi arayınız.

Su Arıtma Cihazlarındaki Gizli Tehlike



Eğer evde kullanıyorsanız buna mutlaka dikkat edin!
Evlerde kullanılan su arıtma cihazlarının birçok hastalığa davetiye çıkardığı ortaya çıktı. Cihazların suda bulunan ve vücut için gerekli olan mineralleri yok etmekten başka bir işe yaramadığı öğrenildi. Uzmanlar, bu cihazların içme suyu için kesinlikle kullanılmaması gerektiğine vurgu yaptı.

Bütün mineralleri yok ediyor!
Büyükşehirlerde yoğun olarak kullanılan içme suyu arıtma cihazlarının suyun tüm özelliklerini yok ettiği saptandı.
Dokuz Eylül üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'ndan Dr. Ahmet Soysal, suda vücudumuzun birçok yaşamsal fonksiyonu için gerekli olan kalsiyum, potasyum, magnezyum, fosfor, sodyum, demir, bakır ve çinko gibi minerallerin bulunduğunu söyledi. Arıtma cihazları vücut için yararlı tüm bu mineralleri süzerek yok ettiğini belirten Soysal, "Yani kaş yapayım derken göz çıkarıyorsunuz. Bu şekilde içilen suyun vücuda hiçbir yararı olmuyor" dedi.

Enfeksiyona neden oluyor
Bu cihazların belli aralıklarla sökülüp bakımı yapılması ve içindeki kimyasalların yenilenmesi gerektiğine dikkat çeken Soysal sözlerine şöyle devam etti: "Bunlar bakımı çoğunlukla yapılmıyor. Ayrıca kimyasal arıtma yaptığı iddia edilen bu cihaz, biyolojik kirlenmeye ve mikroorganizmalar üretmeye yol açıyor. Bu da özellikle enfeksiyon hastalıklarına neden oluyor. Doğal olarak su mikrobiyolojik açıdan tehlikeli bir hal alıyor."

Sağlığınızı riske atmayın
Soysal, bu tip arıtma cihazlarının sadece ticari pazarlama ürünü olduğunu, satan veya pazarlayan kişileri zengin etmekten öteye bir anlam taşımadığını ifade öne sürdü. Soysal; "Yönetmeliğe göre belediyeler suyu Dünya Sağlık örgütü'nün belirlediği standartlara göre arıtıyor. Belediyeler suyu abonelere bu şekilde vermek durumundadır. Bu nedenle ek bir arıtma cihazının kullanılması gerekmez. Halk sağlığı uzmanları olarak bu tarz cihazların satışına kesinlikle uygun bulmuyoruz. Sonuçta daha lezzetli su elde etmek isterken bu cihazlar yüzünden kendi sağlığınızı tehlikeye atıyorsunuz."şeklinde konuştu.  

Dünya Sağlık örgütü ne diyor?
Dünya Sağlık örgütü (WHO) dünyada görülen hastalıkların yüzde 80'inin sulardan kaynaklandığını, suyda doğal bulunan bazı maddelerin çıkarılmasının sağlık üzerinde olumsuz etkilerinin olabileceğini belirtiyor. Bu kapsamda yapılan araştırmalarda hazırlanan raporda şu açıklamalara yer veriliyor: "Minerallerinden tamamen arındırılmış (damıtılmış) su, insan ve hayvan organizması üzerinde kesin olarak olumsuz etkilere neden olur. Bağırsak mukoza zarı, metabolizma ve vücudun mineral dengesi ile diğer bedensel işlevler üzerinde oluşabilecek sorunları doğrudan etkiler. Vücudun sıfır kalsiyum ve magnezyum almasına yeni bakterilerin oluşmasına neden olur. Vücudun mineral ve su metabolizmasını tehlikeye atarak iç denge mekanizmaları üzerindeki olumsuz etki yapar.

Halk böyle kandırılıyor
ürünü satmak için eve satıcı müşterilerini basit bir yolla kolayca kandırabiliyor. Elektroliz adı verilen bir cihazı suya sokuyor. Cihaz suyun içindeki partikül ve iyonları birbiriyle çarpışmasına neden oluyor. Devamında suyun içindeki mineraller yanıyor ve ortaya çamur şeklinde katı maddeler çıkıyor. Yine farklı bir cihazla suyun içindeki toplam çözülmüş partiküllerin oranını göstererek sözde suyun ne kadar sağlıklı veya sağlıksız olduğunu söylüyorlar. Bu görüntü karşısında hayrete düşen tüketici ürünü satın almak konusunda kolayca ikna oluyor. Aslında ortaya çıkan çamurumsu görüntü suda bulunan minerallerin yanması sonucu oluşuyor ve ortada anormal bir durum söz konusu olmuyor.




Toptan & Kurumsal su satışı

Adrese teslim toptan & kurumsal su satışımız için lütfen iletişime geçiniz.


Telefon :
 90 (216) 632 85 72 - (216) 632 86 51
E-mail :

Damacana alırken nelere dikkat etmeliyiz?

• Suyun etiketi sağlam ve okunaklı şekilde ürünün üzerinde olmalı. Etiket üzerinde suyun adı, cinsi, üretim veya ithal izninin tarih ve sayısı, imla (dolum) yapıldığı yerin adresi, suyun sahip olduğu analiz değerleri yazılı bulunmalı.  
• Kap üzerinde kabartma şeklinde firmanın adı bulunmalı kabartma yazı ile etiketteki marka aynı olmalı.
• Kapak orijinal haliyle kapalı olmalı ve önceden açılmış olmamalı. Suyun adı kapak üzerinde yazılı olmalı. Kapak üzerinde üretim ve son kullanma tarihi ile parti ve seri numarası görülmeli.
• Halkın yoğun olarak tükettiği damacanaların üzerinde ürün güvenliğini sağlamak için, hava ve su sızdırmayan, kap ve kapağı içine alacak şekilde yapıştırılmış, güvenlik bandı (shiring) bulunmalı. Güvenlik bandı üzerinde suyun markası yazılı olmalı.

Damacana suları saklama koşulları

• Serin (ortalama 18 °C derece), kuru (%40 nemden az), karanlık (güneş ışığından uzak), temiz ve kokusuz bir yerde kapakları kapalı şekilde muhafaza edilmeli (Çünkü su bizim çevrede algılayamadığımız kokuları dahi yavaşça kendisine çekme özelliğini taşır.)
• Damacanalara kesinlikle herhangi başka bir sıvı konulmamaları (ayran, meyve suyu, şebeke suyu v.b.)
• Tüp, oto gaz, petrol ürünleri v.b. kimyasal maddelerle birlikte bulundurulmamalı ve taşınmamalı.
• Damacana suların raf ömrü kullanılan ambalaj malzemesi, saklama koşullarına ve işletme koşullarına bağlıdır.
• Açıldıktan sonra en geç 1 hafta içinde tüketilmelidir, damacana suları kullanırken bulunduğu ortamda suyun tüketimi bitene kadar kapağı kapalı tutulmalı.

Pompa kullanırken unutmamamız gerekenler

• Suya direkt temas eden bu cihazların temizliği sağlıklı su içmemiz açısından çok önemlidir.
• Pompaların kirliliği gözle de tespit edilebilir. Her damacana değişimi sırasında temizliği kontrol edilmelidir. Temizlenemeyecek durumdaki pompalar kullanılmamalıdır. Kullanım şekline bağlı olarak ömrü değişir.
• Gerekli temizlik yapılmadığında havada ve ortamda bulunan mikroorganizmalar, kokular veya yabancı maddeler pompa üzerinde birikip suya bulaşacaktır.
• Pompalarda mikroorganizmalar zamanla çoğalarak kaplarda beyaz, yeşil ya da kahverengi kümecikler oluşabilir, suyun tadında ve kokusunda istenmeyen değişikliklere neden olabilirler.
• Pompa damacana üzerinde iken kullanım sonrasında ağız kısmındaki tıpa mutlaka kapalı tutmalıdır.
• Pompa alırken mutlaka iç aksamında metal aksam var ise paslanmaz malzeme kullanıldığına ve kullanılan plastiğin kaliteli olmasına dikkat edilmelidir.

Pompa temizliği nasıl yapılır?

• Pompanın sökülebilen parçaları ayrılır
• 2 litre suya 1 tatlı kaşığı (10 ml) çamaşır suyu dökülerek parçalar halindeki pompa suyun içinde yarım saat bekletilir.
• Fırça veya başka bir malzeme ile parçalar iyice temizlenerek durulanır.
• Parçaların temizliğinden emin olunduktan sonra yerlerine monte edilir.
• Pompanın dış yüzeyi de ılık su kullanılarak temizlenir.

Sebil kullanırken nelere dikkat etmeliyiz?

• Damacana değiştirme işlemi sırasında cihazda koku ve kirlilik kontrolü yapılmalıdır.
• Sebilin damacana takılan bölümünün kolay takılıp çıkarılmasına dikkat edilmesi gerekir.
• Sebilin yedek parçalarının bulunacağı bir kurumdan alınmasına dikkat edilmeli.
• Sebilin kazan kısmında musluğa gelen plastik borunun silikon hortum olmamasına dikkat edilmelidir.
• Cihazın alındığı firmadan cihazın nasıl ve kimin tarafından temizleneceği ile ilgili bilgi alınmalıdır ve buna göre bakım ve temizliğinin yaptırılması kontrol edilmelidir.

Sebil temizliği nasıl yapılır?

• Sebil temizliği yapan eleman ilgili kurum, kuruluş veya tüketiciye geldiği firma kimliğini göstermek suretiyle işine başlar
• Hijyenik olması açısından personel eline eldiven takmalıdır.
• Öncelikle plastik parçalar sökülerek dezenfekte edilir.
• Çelik kazan içi temiz bir sünger ile dezenfektan sürülerek 5-10 dakika bekletilir.
• Bekleme esnasında sebilden sökülen plastik parçalar bol su ile durulanır.
• Daha sonra çelik kazan içi sünger ile yıkanarak sebilin içerisindeki suyu arka sıcak su tahliyesi ve ön soğuk su musluğundan boşaltılır.
• Kazan içi temizlendikten sonra soğuk su borusu fırça ile dezenfekte edilip durulanarak yerine takılır.
• Bu işlemler bittikten sonra tekrar temiz su ile içerisi durulanarak musluklardan akıtılır. Diğer parçaları da takılır.
• Sebil kullanıma hazır hale gelmiştir.
• Bu işlem periyodik olarak 3 – 6 ay arasında yapılır.